October 2007 için Arşiv

Kaz Dağları’na Dokunmayın…

Thursday, 25 October 2007

        Kaz Dağları’nda  altın madeni bulmak için çeşitli yabancı firmalar sondaj çalışmaları yapıyor. Sondaj çalışmaları sırasında bir Yüksek Maden Mühendisi’nin söylediklerine göre bentonit isimli bir madde kullanılıyor. Bentonit; kil, su ve mazot ile karıştırılıyor. Sondaj aleti yeraltı suyuna rastladıkça bentonit ve mazot yeraltı suyunun kirlenmesine neden oluyor, içme suyunun rengini ve tadını bozuyor, suyun içinde kokulu bir yağ tabakası oluşumuna neden oluyor. Tabi doğal olarak insanlar suyu içemiyorlar, kullanamıyorlar, verimli tarım arazilerini sulamakta imtina ediyorlar ve bir şekilde insanlar tedirgin oluyorlar. Maden aranması sırasında çevreyi bu kadar kirletiyorlarsa maden çıkarımına başlandıktan sonra bölgede neler olabileceğini tahmin etmek çok da güç değil. Özellikle önümüzde Bergama gibi bir örnek varken… (Bergama halkının 15 sene verdiği hukuk mücadelesinde Türkiye idare mahkemelerinin ve Danıştay’ın, AİHM’ nin verdiği kararlara rağmen siyanürlü liç yöntemiyle altın madeni çıkarılmış, altın işleme tesisi çalıştırılmış.) Kaz Dağlarındaki altın arama çalışmalarını yerinde incelemek üzere dokuz milletvekilinden oluşan bir komisyon oluşturulacakmış. Komisyon olabilecek çevre kirliliğini ve diğer sorunları yerinde inceleyecekmiş. Aynı Dilovası için oluşturdukları gibi ve aynı Dilovası’ ndaki mevcut sorunu çözdükleri gibi…

Zeynep Ünver (Çevre Müh) / www.salihunver.com haber / İzmit/Kocaeli

Türk ulusunun başı sağolsun…

Monday, 22 October 2007

     Pazar günü eminimki kendini Türk Ulusunun bir parçası hisseden herkez için kötü başlamıştır. Bütün Türkiye bu acı haberi televizyonlardan takip etti. Çeşitli yorumlar yapıldı. Genel fikir bu yaşananlara hemen karşılık verilmesi. Bende Terör Uzmanı değilim ve bölgeyi tanımıyorum ama fikrimi söylemek isterim .Ne yazıkki karşımızda düzenli bir ordu , üniformalı asker yok. Peki düşman kim? Terör kimden besleniyor. Tabii ki Amerika ve kukla Irak hükümetinden. Bi kere Amerika Ortadoğuyu şekillendirmek için her türlü oyunu oynuyor ve kavga ortamından besleniyor. Bizimde arbedeye girmemizi istiyor.  Irak’a girersek ( girmeliyiz)  bence boşuna PKKlı aramayalım. Eğer hedefimizde sadece PKK olursa sadece kamplarını dağıtırız başka bi şey olmaz. Hedefimiz Taliban Hükümeti ve Barzani olmalı.  Talibandan sert bir şekilde PKK’nın eylemlerine son vermesini istemeliyiz. Mesela PKK eylemlerine bir daha başlamamak üzere on gün içinde son vermezse Kuzey Iraktaki bazı hedeflerin Türk uçakları tarafından bombalanacağını söyleyebiliriz. Aslında tehdit ettiğimiz Amerika olur ama bi taraftanda bu süreçte demeçlerle Amerika’ya stratejik ortağımız hikayesini anlatabiliriz. Daha öncede İsrail Lübnan’ı aynı şekilde bombalamıştı. Eğer şimdi bu olaya cevap vermezsek Türk Ulusundaki bu milli  ayaklanma bir dahaki oniki şehitte yerini alışkanığa bırakabilir…

Biraz Futbol….

Monday, 22 October 2007

   Bildiğiniz gibi Yunanistan ile oynadığımız milli maçta döküldük. Beni şaşırtan nokta şu anda en formda ve Bayern’de harikalar yaratan Hamit’inde diğerlerine ayak uydurması. Bu milli takım üzerinde fazla baskı olması nedeniyle olabilir. Şehitlerimizin kanını yerden alma görevi milli takım futbolcularına ait değil. Tabii yenilginin aslında tek nedeni bu deil. Fatih Terim’in futbolcu seçimleri , Türkiye liginde özellikle Fenerbahçe’de oynayan Türk futbolcu sayılarının azalması ve Avrupada oynayan futbolcuların formsuzluğuda sebep. Bence Fatih Hoca Hamiti Forvet arkası sağ kanatta Mehmet Topuz’un önünde oynatmalıydı. Ayrıca defansa alternatif oyuncular çıkaramadı. Bence artık yabancı oyuncu serbest bırakılmalı. Aslında farkında değiliz ama serbest bırakıldı. Şu anda devşirme sistemini uyguluyoruz. Eğer resmi olarak serbest bırakılırsa başlangıçta Türk futbolcusu bulmakta zorlanacağız ama rekabete girmek zorunda kalacak olan Türk futbolcusu bırakın Türkiye’yi  Avrupa kulvarında bile rekabete açılmak zorunda kalacak. Futbol kültürü açısından daha fazla alışveriş yapabileceğiz. Şu aralar Avrupada oynayan Türk futbolcularıda çok formsuz. Özellikle Tuncay çok korkak. Sorumluluktan kaçar durumda. Zaten fiziksel durumuda buna müsait değil. Kendine güvenini kaybetmiş. Emre’ye gelince sakatlık sonrası fiziksel olarak toplanamamış gözüküyor. Çok şey yapmak istiyor ama olmuyor. Neyse Norveç maçına bir ay var. Belki  defans oyuncularımız (Servet ,Gökhan Zan)  form tutar, Belki Yıldıray Nihat gibi oyuncuları kadroya  katabiliriz , Belki Emre ve Tuncay kendini bulur…Belki forvete Semih’i monte ederiz…Bu arada Semih Fener’in ligde  en fazla gol atan futbolcusu oldu. Ulan ne garip yaw. Hem yedek hemde atıyor. Eğer Hollanda’da PSV’yede atarsa onu kimse tutamaz. Formayı bırakmaz. Ulan biraz futbol dedik ,bayaaaa yazdık. Neyse herşey Türk futbolu için…

Üretelim yok… Hep satalım, hep satalım…

Thursday, 11 October 2007

      AKP, 2003 yılında 25 milyar dolar gelir elde edileceğini ileri sürerek kamuoyunda kısaca 2/B orman arazilerinin satışı olarak bilinen konuyu gündeme getirmiş, bu girişim kamuoyunun tepkisi ve 10′ncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in veto kararı ile engellenmişti. Konunun tekrar gündeme gelmesiyle harekete geçen TEMA Vakfı http://www.tema.org.tr/2B adresli web sitesinde ‘2/B Arazileri Satılmasın’ İmza Kampanyası başlattı. Arkadaşlar hükümetler geçicidir. Bu tür kararlar geleceğe yönelik büyük önem taşır. Tema’nın sitesinden olayı incelemenizi ve gerekli görürseniz imza kampanyasına katılmanızı öneririm…

Deniz Baykal’dan İnciler

Monday, 08 October 2007

baykal.jpg      Sayın Deniz Baykal (muhalefet denince akla gelen ilk insan) katıldığı Arena adlı programda hükümeti hedef alarak bunlar terörü çözemez dedi . Ne laf ama. Peki terörü çözmek için ne yapmak lazım. Deniz Baykal’ın çözümler pek ilgisini çekmiyor. Aman haaa hükümete çözüme yönelik fikir vermesin. Hep şikayet hep şikayet be kardeşim. Yanlış anlamayım AKP bayrağını sallamıyorum. Evet bu konuda AKP’nin bir başarısızlığı olabilir. Ama muhalefet dediğinde bir fikir ortaya atacak ,beyin fırtınası olacak , kamuoyu tartaşacak…Ama nerde…