Bizim Çocuklar
Sitemin bu bölümünde arkadaşlarımı tanıyabilirsiniz yada arkadaşlar kendinizi burada bulabilirsiniz. İlk önce bu arkadaş dediğimiz insanları hele bi sıralalayalım, tanıyalım. Mesela Sinan Çifci ile başlayalım. 15-16 senedir beni kankası biliyor ama kendisinden hiç haz etmem. Çok ekmeğimi yedi çooook. Ahanda yanda artislik değer taşıyan resmi var. Bu arkadaş benim liseden sınıf arkadaşım da olur aynı zamanda. Yetmezmiş gibi Üniversitedende çömezim. Ama Üniversiteyi benden önce bitirdi. Neyse bu önemli deil. Önemli olan çömezim olması. Söylediğine göre Kocaeli de doğmuş. Mazbut yaşantısını KocaeliKörfez de sürdürüyor. Askerliğini şanıyla Ankara da yaptı. Bir süre işsiz güçsüz galesiz dolaştıktan sonra bir Amerikan firmasına başladı. Tüm uyarılarıma rağmen Amerikan sermayesine utanmadan hizmet etmektedir. Arkadaşımız Kocaeli ve ahalisinde avcılığı ile ünlüdür. Şu sıralar Yunanistan kıyılarına ağ attı. Rastgele Sino.
Sırada Sekan Gülle var. En bilinen özelliği çavak olmasıdır. Yani bu Serkan insanı durduğu yerde durmaz. Hep atlasın zıplasın ister. Sevgi böcüğüde diyebiliriz. Kendisiyle münasebetimiz üniversite yıllarına dayanır. Başarıyla Lisans eğitimini bitirdikten sonra Mekatronik Mühendisliğinde yüksek yaptı. Vatani görevini Bitlis/Tatvan’da yaparak hepimizin sıcak yatağımızda rahat uyumasını sağladı. Sonra beni yutamazsın İstanbul deyip İstanbul’da bir Alman elektrik firmasında ekmeğini kazanmaya başladı. Genelde her haftasonu memleket hasretine dayanamayıp İzmit’te alır soluğu.Haftasonu atraksyonlarını Serkan Sinan Ben ve Yavuz (Eğer Kocaelide ise) beraber yaparız. Kurtulamıyorum yani bu arkadaşdan. Ben giderim o gider yanımda tintin eder. Nedir? Tabii ki Serkan….
Birazda Yavuz Selim Arı hakkında bahsedelim. Yavuzda benim Üniversiteden arkadaşlarımdan biri. Yavuzun bıçkın resimlerinden birini görüyorsunuz. Yavuz bizim fakülteyi 5 senede bitirme başarısını gösterdi. Arkadaşım diye söylemiyorum teknik (elektrik) bilgisine hayranımdır. Genç kızlara duyurulur. Hani elektrik alma, frekansı yakala açısından diyorum. Neyse biraz saçmaladım…Okul bittikten sonra Yavuzum askerliğini gönüllü piyade komando subay olarak Viranşehirde yaptı. Türkiye seninle gurur duyuyor…. Şimdilerde İzmirde bir otomasyon firmasında motoru yakarcasına çalışıyor. Bu aralar TOFAŞ’a iş yapıyorlar. Fiat Linea var ya , Bizim Yavuz onun band sistemini kuruyor.Linea alacaklar bir düşünsünler derim.
Şimdi Erdinç Güler var. Erdinç ile Sinan sayesinde tanıştım. Arkadaşını tatilde veya yolda tanırsın derler ya, bilirsiniz işte.. Erdinç ile defalarca tatile ve yola gitmişliğim var. Ama hala Erdinç’i tanımış değilim. Şaka tabiiki…Erdinç arkadaşlık açısından sağlamlık ve ilke sembolüdür. Erdinç’i yakın bir geçmişte evlendirdik. Evinin erkeği oldu. Mesut yaşantısını Kocaeli/Tütünçiflikte ailesiyle birlike sürdürüyor. Uzun zamandır (veya nadir) görüşememize rağmen aklımızdasın sen merak etme….
Resimde Onur’u görüyorsunuz. Namıdeğer Baba. Ben onu tanıdım tanıyalı biz ona Baba deriz. Onun sözü dışında adım atmayız. Baba bi yol göster diye çooook kapısını çaldım. Oda hiç hadi huleyn başka kapıya demedi. Onur’un meslek makine mühendisliği. Bi fabrikada oranın her şeyi pozisyonunda çalışıyor. Memleketi Bursa ve hasta Bursasporludur. Bu arada yeşil timsahlara başarılar. Baba benim divx film tedarikçimdir. Beni filmsiz gomaz sağ0lsun. Tanıdığım en hızlı kitap okuyucusudur. Dakikada 2000 kelime okuyabildiği söylenir. Ama okuduğunu anladığına dair şüphelerim var. Baba arada İzmite gel. Bak bu aralar boşladın…
Bu babayiğidin adı Süleyman Polat Aydın. Benim yine Üniverisiten arkadaşlarımdan bir başkası. Resimde ümit milli güreşçi gibi görünüyor. Şakayla karışık çok sopasını yedik. Politik olaylara hakimiyeti ile tanınır. Denizlide eşi ve kendi gibi yağız oğluyla beraber yaşıyıp gidiyor. Saolsun yaşca büyük olması sebebiyle okul yıllarında kendisinden çok şey öğrendik. Arkadaşımızın her zaman Spartacus bir yanı olmuştur. Kendisine yapılmasını bırakın , yakın çevresinede haksızlık yapılmasını hayatta hazmedemez. Gördüğünüz gibi pırlanta gibi bir vatan evladı. Bir iyi yanıda Fenerli olması. Kendine iyi bak Polatım..Yeğenime selamlar..
İşte dostlardan bir başkası Abbas Parlak. Üniversite yıllarında arkamızdaki ayak sesleri olmuştur. İnsana yanlızlık hissi vermez. Zor gün dostudur. Ama iyi günleride zehir eder huyu kurusun. Zeki espiri yeteneğiylede gönüllerde taht kurmuştur. Oda hayatını İzmirde sürdürüyor. Hoyrat araba kullanması beni deli eder. Bergamada kazanın eşiğinden dönmemizi unutamam. Bizimki duran duvara bodaslama dalıyordu. Arabayı çarpışan oto zannediyor. Senle bi daha faytona binmem Abbas….
Benim yanımda görüdüğünüz zat (Ben sağdan birinciyim) Yunus Emre Yılmaz. Galiba 15 senedir tanırım kendisini. Avcumun içi gibi bilirim ben onu. Hey be…Lise yıllarından başlayan dostluğumuz var. Öyle böyle deil yani. Yediğimiz içtiğimiz ayrı deildi eskilerde. Şimdilerde Kıbrısda. Bizimki Haccetepe Üniversitesi Gıda Mühendisi bölümünü takdirnameyle bitirdi ve mesleğini bir bilezik misali koluna taktı. Öğrenim süresi sırasında yengemizle tanıştılar ve bu süreç evlilikle son buldu. Sonra hayata Kıbrısda devam etmeye karar verdiler. Tabii mesafe sebebiyle senede bi kaç kez görüşebiliyoruz. Ama olsun gönüller bir olsun.
Bu karşımızda bıyık altından sırıtan mübareğin ismi Uğur , soyadı Saraç. Yani Uğur Saraç. Okul yıllarında kendisini uçan çuval diye çağıran kitlede mevcuttu. Fakülte futbol turnuvalarında kaleyi rakibe kapattığı için taraftarları ‘ uçan çuval buraya yumruk havaya ‘ diye çılgınca çığırmışlardır. Bu arada fakülte turnuvalarında 3 final oynadık ve birini kazandık bunu belirtmekte yarar var. Uğurum benim gibi okulu 7 senede hazmederek bitirdi. Yanlış anlamayın tembelliğinden veya haylazlığından deil, idealleri doğrultusunda… Bu cümle biraz yalan kokuyor yaa , hadi neyse..Uğur’un memleketi Kırklareli. Okul yıllarında reklamcılık ve fotoğrafcılık üstüne çalışmaları oldu. Kitap filan yazıyordu ama bizde deliye bak diyip gülüp geçiyorduk. Komple bi insan evladı yani. Şimdi sektöründe lider bir firmada Home Office satışcı olarak çalışıyor. Tencere satmıyor haa , yanlış anlaşılmasın..Haydin Uğurum, sana cümleler yetmez…
Bayanlar baylar işte karşınızda Mustafa İnel. Mustafa sağolsun okul yıllarında beni hiç rahat bırakmadı. Bezdim usandım kardeşim. Ne zaman yeni arkadaşlar yeni ortam desem Mustafa bitti yanımda veya kader hep bizi bir araya getirdi. Lisede 4 sene , dershane (üniversiteye hazırlık) 2 sene , üniversitede 4 sene beraberdik. Binbir dalavere yaptım ,katakulliye getirirmiyim dedim ama Mustafadan kurtulamadım. Genelde bizim sınıfdaki çocuklar eğitimleri doğrultusunda çalışırlarken o ben fotoğrafcı olacam dedi. Kendi imparatorluğunu kurdu. Öle şipşak fotoğrafcı deil haa ! Batı Karadenizin en iyisi. Ama daha bizim bi dane fotomuzu çekmedi. Bizim Musti Karadenizin Parisi (her yerinde bi Parisi vardır) Akcakocada yaşıyor ve çalışıyor. Tükkanı var Akcakocada. Bi ara gelicez bakalım senin memlekete Musti. , Ama nezaman…